— Öğretmenlik
mesleğini seçme nedeniniz nedir?
— Aslında hedefim
Mimar olmaktı fakat babam dışarı göndermediği için Eskişehir’ de
okumak zorunda kaldım. İyi ki burada okumuşum düyanın en kutsal
mesleğini yaptım ve gurur duyuyorum.
—
Öğretmenliğinizin ilk gününü anlatır mısınız?
— O duygu anlatılmaz
ancak yaşamak lazım. Okula gittiğim ilk gün pırıl pırıl gözlerle
bana bakan öğrencilerimi gördüm. Benim kadar onlarda heyecanlıydı.
Çünkü 1. sınıfa daha yeni başlıyorlardı. Ben mesleğimde yeniydim
onlar öğrencilikte yeniydiler. Bende bir şeyler öğretme heyecanı
onlarda bir şeyler öğrenebilme heyecanı vardı. 3. sınıfa kadar bende
heyecan hiç kaybolmadı diyebilirim. O minik yüreklerin benden
öğreneceği çok şeyler vardı. Ben de elimden geldiğince çok şeyler
öğrettiğime inanıyorum. Bu meslek sorumluluk isteyen bir meslek,
başını yastığa koyduğun zaman ‘ ben bu gün gerçekten
öğretebildiğimin en üst seviyesini öğrencilerime verdim ‘
diyebiliyorsam işte o zaman huzurla uyuyabilirsin. Ben mesleğim
boyunca hep huzurla uyudum.
—
Mesleğinizin zorlukları var mıydı?
— Olmaz mı?
Bir kere ilkokul öğretmenliğimi saymazsak 20 yıl lisede öğretmenlik
yaptım. Lisedeki öğrenciler tam gelişme çağındaki öğrenciler. Onlara
hem anne-baba hem de öğretmen olmak zorundasın. Ders anlatımının
yanı sıra onların hem kişisel hem de ailevi problemleriyle
uğraşıyorsun. Yani mesleğe hazırlanmanın yanı sıra aynı zamanda da
sosyal hayata hazırlıyorsun. Bu kadar ağır sorumluluk isteyen başka
bir meslek daha düşünemiyorum.
—
Unutamadığınız anılarınız var mı?
— Çok.
Aslında öğretmenlerin her günü unutamadığı anılarla doludur çünkü
her gün yeni ve farklı bir güne başlıyorsun. Ben şimdi burada yirmi
üç yıllık meslek hayatımda anılarımı anlatmaya kalksam ne senin bunu
dinlemeye ne de benim anlatmaya gücüm yeter. Sende öğrencisin bunu
biliyorsun. Hiçbir gününün diğerleriyle aynı zamanı var mı?
—Mesleğinizle
ilgili sizi mutlu eden şeyler nelerdir?
— Bir kere
öğrencilerin hiç bilmediği şeyleri öğretiyorsun. Eğer senin
verdiklerini alıyorlarsa işte öğretmenin en mutlu olduğu an o
zamandır. Birde öğrenciler bir meslek sahibi olduklarında her yerde
karşılaşa biliyorsun. Hastanede, okulda, mağazalarda, bürolarda yani
günlük hayatta aklına gelebilecek her yerde. Öğrencilerinle
karşılaşmak mümkün. “Hocam nasılsınız?” dediklerinde o mutluluğu
anlatmama imkân yok. Bir de öğretmen kişiyi her şekilde yoğuran
insandır. Gerek bilgi açısından gerek kişilik açısından gerekse
toplumda yer edinme açısından eğer bunları layıkıyla yapmışsanız
vicdanen huzurlu olursunuz.
—Var tabii.
Mesleğimin ilk yıllarında her yönüyle idealist olma gayreti
içindeydim. Bu nedenle hatalarım oldu tabii. Mesela öğrencilere
disiplinli davranmak adına sertleştiğim anlar oldu. Hatta çileden
çıkardıkları zaman 1–2 sefer (sonradan çok pişman olduğum)
öğrencilere vurduğumda oldu. Hâlbuki sertlikle hiçbir şeyin
halledilemeyeceğini çok iyi biliyordum. Sevgi her kapıyı açan güçlü
bir anahtardır. Bu bilinçteydim ama her insan gibi benim de
zaaflarım vardı işte. Keşke öğrencilerime karşı zaman zaman sert
davranmasaydım dediğim zamanlar oldu.
— Kutsal
öğretmenlik görevine yeni başlamış olanlara tavsiyeniz var mı?
— Dünya
sürekli bir değişim içinde ve bu değişim çok hızlı oluyor. Teknoloji
sayesinde. Eğer teknolojiye yetişmek ve dünyadaki bu hızlı değişime
ayak uydurmak istiyorlarsa çok okumaları gerekir, güncel konuları
takip etmeden öğrencilere fazla yaralı olacaklarını düşünmüyorum.
Onlar okusunlar ki öğrenciler de onların bilgilerinden
faydalanabilsinler. Bilgiye ulaşma ve bunu öğrencileriyle paylaşma
noktasında da teknolojiyle barışık olmaları gerekir. Biraz önce
söylediğim gibi yıkıcı değil yapıcı olsunlar. Öğrencilerin
dertleriyle, sorunlarıyla ilgilensinler. Onlara sevgi ve anlayış
göstersinler. Bu çok önemlidir. Bilgi alışverişi barışık olan,
birbiriyle iyi anlaşan insanlar arasında daha sağlam ve etkili olur
—Bir
eğitimci olarak öğrencilerine neler söylemek istersiniz?
—Öğrenciler
öğrenmeye karşı son derece istekli olmalıdır. Eğitim uzun vadede
sonuç veren bir yatırım olarak görülebilir. Bu sebeple öğrenci
sabırlı, sorumluluk sahibi ve derslerde de katılımcı olmalıdır.
Büyüklerine karşı saygılı olmalı çok kitap okumalıdır. Kitap
dediysem ders kitapları değil sadece. Gündemi takip etsinler,
dünyadaki olayları takip etsinler, birbirlerine karşı hoşgörülü ve
sevecen olsunlar. Kötü alışkanlıklardan uzak dursunlar. Anne ve baba
sözü dinlesinler.
— Bu
röportajımızda sizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Verdiğiniz
bilgiler ve öğütler için çok teşekkür ediyorum.
— Dilerim
yardımcı olabilmişimdir. Ben de sayenizde geçmiş günlerimi
hatırladım. O güzel günlerime bir yolculuk yaptım. Bu çok iyi oldu
doğrusu. Günümüzde çok güzel ve faydalı yarışmalar yapılıyor.
Okullarda çok güzel etkinlikler düzenleniyor. Çok şanslı
öğrencilersiniz. Teşekkür ediyor, eğitim hayatında sana başarılar
diliyorum.