Merhabalar,
İngiltere seyahatim şu şekilde gelişti: Geçen
yıl Mart ayında AB Eğitim ve Gençlik
Programları Merkezi Başkanlığı’nca Avrupa
Komisyonu ile birlikte yürütülen faaliyetler
kapsamında öğretmenler için yurt dışında
hizmet içi eğitim faaliyetleri ( Comenius
In-service Training Activities) duyurularını
okuduktan sonra bu faaliyete katılmaya
karar verdim. Kurs seçerek başvurumu yaptım.
Geçtiğimiz yaz ayında, İngiltere’nin Exeter
şehrinde İngilizce Öğretmenleri için “Drama
Techniques for the English Language Classes”
başlıklı kursa katılmaya hak kazandım.
Kurs 3-14 Eylül 2007 tarihinde gerçekleşti.
Hazırlık aşaması biraz yoğun ve zordu.
Özellikle pasaport ve vize almak için
gereken belgeler ve diğer dokümanları
hazırlamak yorucuydu. Ben, ilk kez yurt
dışına çıkacağım için çok heyecanlıydım.
İstanbul’dan 2 Eylül akşamı uçağa bindim ve
4 saat sonra Londra’ya indim. O an çok
farklı bir duyguydu benim için; çünkü uzun
zamandan beri bir İngilizce öğretmeni olarak
İngiltere’de bulunmak ve o tecrübeleri
derslerimde kullanmak istemişimdir. Artık
yabancı bir ülkedeydim, her şey bize
yabancıydı.
İngiltere’deki ilk izlenimim, insanların
yardımseverliği ve güler yüzlü oluşu idi.
Exeter şehrine nasıl gideceğim konusundaki
sıkıntımı bir kişinin tarifi ile halletmem
beni epey şaşırttı. Sabaha karşı kursun
yapılacağı şehre vardım.
Exeter şehri küçük, tarihi ve yemyeşil bir
şehirdi. Kurs yetkilisi beni garajdan aldı
ve kursa geldik.Ders başlamak üzereydi.
Arkadaşlarla tanıştık. Toplam 6
kişiydik.Bunlardan biri Türk, diğerleri
İtalyan, Avusturyalı ve Hollandalı idi.
Kurs 3 katlı, farklı sınıf ve gruplara aynı
anda eğitim veren ve Avrupa’nın birçok
ülkesinden insanların buluştuğu sıcak, güzel
bir ortamdı. 2 hafta boyunca Drama
Tekniklerini bizzat oynayarak
uygulayarak öğrendik. 1 defa sunum ve kursun
sonunda da kısa ders işleme uygulaması
yaptık. Kurs gerçekten faydalıydı. Burada
edindiğim kaynak ve teknikleri sitemizin,
İngilizce bölümünde yayınlayacağım. Bu
kaynak ve tekniklere
www.amasyabilsem.com
adresinden takip ederek ulaşabilirsiniz.
Kursta 2 tam gün ve 2 yarım gün tarihi ve
kültürel yerlere geziler yapıldı. Bu
gezilerde İngiliz toplum hayatını, köy
hayatını öğrenmiş ve insanları tanımış
olduk.
İngiltere’nin beni en çok etkileyen
özellikleri; her tarafının yemyeşil oluşu,
tarihi dokusu oldu. Kapalı havası ise
ülkemin ne kadar güzel olduğunu, ne kadar
şanslı olduğumu bana bir kez daha
hissettirdi.
İnsanları gözlemlediğimizde de gerçekten
birbirlerine ve çevrelerine karşı olan
saygıları bizi etkiledi. İnsanlar
birbirlerini hiç tanımasalar da güler yüzlü
bir şekilde selamlaşabiliyorlar. . Sokaklar,
caddeler tertemiz kimse çöp atmıyor.
Özellikle, hiçbir kapalı mekanda sigara
içilmiyor. Temiz çevre ve temiz binalar.
İnsanlar sıraya girdiklerinde herkes
birbirine öncelik tanımaya çalışıyor; hele
yaşlı veya hamile bayan varsa hiç
bekletilmiyor. Ayrıca, İngiltere’de
özellikle yaşlı ve sakat insanlara saygı ve
hizmet son derece mükemmel. Bütün
kaldırımlara tekerlekli sandalyeler
rahatlıkla inip çıkabiliyor. O insanları
kendi başlarına sokakta çarşıda
görebiliyorsunuz. Otobüse de çok rahat
binebiliyorlar. Kısacası, bizim ülkemizde
görmeyi arzuladığımız bu özelliklere
gıptayla baktığımı itiraf etmeliyim.
İngiltere’de akşam saat 5.30’dan sonra
mağazalar, dükkanlar kapanıyor ve sokaklar
boşalıyor. O saatten sonra insanlar işten
çıkıp günün değerlendirmesini yapmak ve
sohbet etmek için cafe ve barlara
gidiyorlar. Bu cafe ve barların özelliği
bizdekilerden farklı olarak kültür
değerlerinin yaşatıldığı mekânlar olarak
kendini göstermesidir.
İngiltere’nin özellikle büyük şehirlerinde
çok farklı kültür ve milletten insanlar
bulunmakta; sıkı kurallar ve bu kuralların
takibi ile insanlar huzur ve güven
içerisinde yaşamaktadırlar.
Hasan SATILMIŞOĞLU
Amasya Bilim ve Sanat Merkezi
İngilizce Danışmanı