|
SANAT VE GRAFİK
Sanat; insanoğlunun, insana özgü yaşamın farkına
vardığı günlerden bugüne değin, yine kendisine ait ruh
durumlarını, bireysel, toplumsal, ve hatta evrensel olayları,
estetik ve insani değerleri, resim, heykel, grafik, müzik, edebiyat,
tiyatro, sinema gibi örneklerini daha da çoğaltabileceğimiz, görsel
ve işitsel kurgu dallarını kullanarak, düşünceden algıya, algıdan
eyleme geçiş faaliyetlerinin tümüdür.
Diğer bir ifade ile sanat, eşlik
ve zıtlıkları, manevi
ve felsefi inançları, iyiyi ve
güzeli, hatta kötü ve çirkini,
yorumlama ve sentezleme işidir.
Sanat, temeli estetiğe dayanan güzellik yanlısı bir
kavramdır. Ama yine de bu gerçeklik, her zaman sanatın konusunun
güzel ve güzellik olgusunu kapsayacağı anlamına gelmez.
Sanatın güzelliği; konusu en şiddetli, en kötü, en aykırı
bir kompozisyon
bile
olsa, sanatçının eserini yaparken
estetik ve plastik değerleri en güçlü bir biçimde kullanıp
yansıtmasıyla ve kendi yorumunu katmasıyla gerçekleşecek,
sanatın etkileyici, büyüleyici anlamdaki güzelliği, işte o
zaman duyularımıza hitap etmiş olacaktır.
Bunun yanında sanattaki "güzellik" olgusu artık
günümüzde, "özgünlük" kavramıyla birlikte
düşünülüp, üretilen bir eserin kalitesi bu
kavramı kapsadığı takdirde onaylanmaktadır ve doğrusu da
budur. Sanattaki güzellik olgusu, teknolojinin ilerlediği, bırakın
fotoğraf makinesinin icadını, fotoğrafı bile binlerce görüntü efektleriyle
yorumlama ve biçimlendirme araçları ile donatılmış programlara sahip
ve oluşturulan görüntüyü şaşırtıcı
boyutlarda biçimlemelere sokabilen kamera ve bilgisayarların icat
edildiği günümüzde, realist ve kopyacı çalışmaları, başka bir
deyişle kendisini
aşmak zorunda bırakmıştır.
Çağdaşlaşan dünya, ilerleyen
teknoloji, tüketime güdümlenmiş toplumlar ve insanlara her yerden
göz kırpan görsel davetiyelerle dolu bu yüzyılda, insanoğlunun
estetik ve beğeni normlarında da
bir tüketicilik, bir albenici sunum ve görsel reklam
cambazlıklarının etkisiyle oluşan gözle görülebilir bir bakış
farklılığının oluştuğunu kimse göz ardı edemez. Bu durumun izahı,
özellikle endüstriyel sektörlerle artık doğrudan ilişkili ve olmazsa
olmazı haline gelen bir sanat dalının engellenemez bir güç ve hızda
yükselişini
kabul etmekle kolaylaşacaktır.
İşte bütün bu ipuçlarının gösterdiği,
günümüzün teknolojik gelişmelerini yakından takip
eden ve kullanan, aynı zamanda işlevsel ve bildirişim özellikleri
en üst seviyelerde olan bu sanat dalı elbette ki "GRAFiK"
tir. Grafik, alt dalları da dahil genel olarak bir sanat dalıdır. Bu
sanat dalını bazı akademisyenlerimiz;
Reklam (Tanıtım) Grafiği ve Özgün
Grafik Tasarım diye ikiye
ayırıyorlardı. Kavramamız açısından yanlış olmuyordu belki ama
birinin diğerine göre daha sanatsal olduğu gibi mukayeseci
yaklaşımlar ve imalardan da kaçınmıyorlardı. Bu, “Benim babam senin
babandan daha yakışıklı” demek gibi geliyordu hep kulağıma…
Bugünlerde grafik tasarımlar yapan ve eğitimini veren bir
insan olarak, tasarım deneyimlerimin de etkisiyle bu tür
saplantıları geride bırakmış olmanın hazzını, bu kelimeleri yazarken
hissetmedim dersem okuyucularıma dürüst davranmamış olurum. Bugün
artık gelinen aşamada, Özgün (Sanatsal) Grafik mi daha sanatsal ve
işlevsel yoksa Tanıtım (Reklam) Grafiği mi daha sanatsal ve işlevsel
tartışmalarına girmenin aslında zaman kaybı olacağına inanıyorum.
Ama tarafsız olmadığımı da net bir şekilde ortaya koymadan
geçemeyeceğim. Taraflılığımı şu şekilde örnekleyerek açıklamak
isterim; Tanıtım grafiği tasarlarken bir grafiker elbette ki bir
özgün grafik çalışmasını tamamen alıp tasarımının bir ögesi olarak
kullanabilir; aynı şekilde bir özgün grafik çalışması yapan başka
bir grafiker de tanıtım grafiğinin ürünlerinden bir veya bir kaçını
tasarımında kullanabilir. Burada benim taraflılığım; birinin
diğerini içinde barındırması, kullanım yaygınlığı ve erişim gücü
kapasiteleri gibi yetilerine baktığımda tabiî ki Tanıtım (Reklam)
Grafik Tasarımından yanadır. Üniversitede öğrenci iken grafik dersi
hocalarımızın o dönemki tartışmalarını teknolojinin yer yer iki
tarafa da haklılık payı verecek yetersizlikte olmasına
bağlayabilirim. Ama artık bugünkü teknoloji grafik ile tasarımın
dansını coşturacak bir orkestra maharetine sahip bir durumda ve
kabiliyetini geliştirme yolunda da büyük bir hızla ilerlemektedir.
Geçmişe dair bazı olumsuz örnekleri verme maksadımın,
ülkemizde akademik olarak en tepede bulunan kurumlarımızda bile
grafik tasarımın öneminin kavranmasında ve uygulanmasında,
tekniklerin ekonomik nedenlere dayalı aksak ve sıkıntılı bir takip
sürecine maruz kalınması ve bu sanat dalının ülkemizde gelişim
sürecinin özelikle Anadolu illerinde ağır ve sancılı başladığının
göz ardı edilmemesi gerekliliğini belirtmek amacı taşıdığının altını
çizmek isterim.
Günümüzde bu tür sıkıntılar oldukça azalmıştır. Hemen
hemen herkes evinde bilgisayar ve internet aracılığı ile her
türlü gözlem yapma ve kaynak tarama imkanına sahiptir.
İnsanların grafik etkinliklerini takip edebilme olanaklarına
erişilebildiğini göz önünde bulundurduğumuzda, grafik
sevdalılarını ve grafik öğrencilerini oldukça geniş ufukların
beklediğini söyleyebilirim.
İster ürün tanıtımı, ister bir çağrı,
bir uyarının gereği, isterse de benzeri
bildirişimler gereği olsun sonuçta bir etkileşim ve estetik
olgusu içerdiğinden ötürü grafik başlı başına bir
sanattır. Üstelik teknolojik gelişmeleri kullanma
ve takip etme bakımından da oldukça önde gelen sanatlardan
birisidir.
Ancak her
ne kadar teknolojiyi olabildiğince kullanma imkanına sahip de
olsa grafiker, bu teknolojinin imkanlarını direkt sergilemekten
ziyade, onların vasıtasıyla
yeni, özgün ve çağdaş bir tasarımı
ortaya koyma çabası içerisinde olmalıdır.
Yukarıda sizlere sunmaya çalıştığım tespitler ışığında,
ülkemizde “Üstün ve Özel Yetenekli Çocukların Eğitimi” amacıyla
açılan bir “Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)” Uzman Resim Öğretmeni
ve Grafiker olarak, artık rahatlıkla söyleyebilirim ki; ülkemizde
BİLSEM’ lerde de Görsel Sanatlar Birimleri içerisinde “Grafik Ana
Sanat Dalı” alt birimleri oluşturularak, geleceğin grafik
tasarımcılarının yetiştirilmesinde görev almamız kaçınılmaz bir
gereklilik haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki bugün markalarıyla
endüstride ve sanayide söz sahibi ülkelerin temel başarısı, tasarıma
verdikleri önem ve üretimlerinin yanı sıra bu tasarım ve üretimleri
pazarlayan GRAFİK TASARIM sanat dalını başarıyla kullanmalarıyla
doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenledir ki, hem endüstriyel tasarım
hem de onun tanıtıcısı ve pazarlayıcısı olan Grafik tasarım dalında
da öğrencilerimize bu eğitimi vermede, Amasya Bilim ve Sanat Merkezi
olarak her türlü görev, sorumluluk ve hizmeti yerine getirmeye
istekli olduğumuzu ve gerekli ön hazırlıklara başlamış bulunduğumuzu
da sizlerle paylaşmak isterim.
Uğur CİVA
Uzman Resim Öğretmeni
Amasya Bilim ve Sanat Merkezi
|